8 Madde İle “Neden Seyahat Etmeliyiz?”

Benim gezilerim bloğumun adından da belli olduğu üzere epey pratik olmak zorunda. (Bknz: Pratik Seyahat) Maksimum bir yerlere 2-3 gece gidebiliyoruz. İnsanlara da bunu izah ettiğim zaman, amaaan canım bunun için değer mi bu kadar çileye? Vizesini ayarla, otelini ayarla, uçak bileti tuttur, transferini ayarla vs. vs. derken insanların bir çoğu benim gezme felsefeme burun kıvırdığını görüyorum. Çevremde ise yeni yer deneyimleme konusunda az da olsa hevesi olan kişilerin de tur şirketlerini tercih ediyorlar. Batum hariç tur şirketlerini hiç tercih etmedim. Açıkçası seyahat benim kendimi dinlediğim, kendi iç sesimi duymak istediğim, bir hedef gerçekleştirme veya kolektif bir etkinlik yerine, kendimi keşfedebildiğim daha mikro bir durum hali.

Örnek veriyorum X şehrinde ne bilim ekmeği çok lezzetliymiş veya Y şehrinde şu park çok güzelmiş gibi minnacık bahaneler bile bende bir merak duygusunun uyanmasına ve oraya gitme hislerinin coşmasına yetiyor, kısacası bahane arıyorum 🙂

Fakat bazı insanlar çok rasyonel, daha reasonable sebepler ile seyahat etme kararı alabiliyorlar, bu yazı onlara yönelik: “Neden Seyahat Etmeliyiz” sorusuna kendimce verdiğim 8 cevabı derledim, buyurunuz 🙂

1- Seyahat İnsanı Tazeler

Çoğumuz stabil hayatlar yaşıyoruz. Allah sağlık-sıhhatle imtihan etmesin o apayrı bir boyut ancak sabah kalk işe git, akşam eve gel, evladın ile ilgilen veya tv izle veya kitap oku veya çocuğun ödevine yardımcı ol veya evi süpür etc. kısacası günlük koşuşturmayı evde devam ettiriyoruz. Yükümlülüklerimiz ve bu yükümlülüklerimizi daha iyi hale getirebilmemiz için yaptığımız yükümlülüklerimiz var: Mesela daha iyi bir yönetici olmak için iş sonrası kişisel gelişim kitapları okuyor, ted-talks’lar izleyip gaza geliyor, yabancı dil çalışıyor, kurslara vs. gidiyoruz. Çoğumuz servis-iş-ev-Bim/A101 düzeninde yaşıyoruz.

Arada vereceğiniz 3-4 günlük mola bile bu döngüyü kırmanıza, freshlenmenize, hiç uyanmadığınız gibi uyanmanıza, her gün gördüğünüz insanlardan farklı insanlar görmenize, içtiğiniz su dışında su içmenize, farklı bir hava şartında uyanmanıza, yeni lezzetleri deneyimlemenizi sağlar. Hiçbir turistik aktivite yapmadığınızı varsayalım en kötü bir banka oturup insanları gözlemlemek, onların hayatı nasıl diye izlemek bile bence çok mükemmel bir his!

Burada size bir anımı anlatmak istiyorum. Ben gittiğim ülkelerde sabahın köründe uyananlardanım. Uyandığımda saat 6.30’du ve eşim haliyle uyuyordu:) Otelde kahvaltı yapıp yürümeye başladım. Düsseldorf’ta Konigsalle Caddesinin 2-3 alt caddesinde bankalar ve plazalar yer almakta, orada yer alan Starbucks’lardan birine girdim. Orada farklı bir ülkede, farklı insanların telaşlarına şahit oldum. Bisikletle işe gidenlere baktım, insanların nasıl gazete okuduklarını, nasıl kahve tercih ettiklerini, kahvaltı alışkanlıklarını gözlemledim. Size nasıl hissettir bilemem ama orada sergilediğim mini röntgenci tutum bana kendimi çok iyi hissettirdi.

IMG_0107
Bahsettiğim Cadde Burası

2- Seyahat İnsanı Tutumlu Hale Getirir

Artık her şeye ihtiyacım var mı buna bakış açısıyla bakmaya başlıyorsunuz. Bu çantaya gerçekten ihtiyacım var mı? Bu ayakkabıya ihtiyacım var mı? Zaten bir spor ayakkabım var, ikincisine ihtiyacım var mı? gibi soruları kendinize sormaya başlıyorsunuz. Mesela ben hiç takı tercih etmiyorum, spor ayakkabımı vs. marka değil, Decathlon’dan tercih ediyorum. Her giysiye uygun çantam yok gibi.. tabii ki temel ihtiyaçları ve konforu düşünüyorum. Ancak amaç lüks ise o paraları seyahatte değerlendirmeyi tercih ederim. Bir Vakko çantaya vereceğiniz atıyorum 950 TL ile, Prag Gezisi yapabilirsiniz en basit.

IMG_7748

3- Seyahat Olasılıkları Hesap Etme Kabiliyetinizi Arttırır

Seyahatin en büyük avantajı kriz anlarında doğru hamleleri yapabilme içgüdünüzün gelişmesine yardımcı olmaktır. Mesela hava karardı ve siz benim gibi örneğin tek başına Hamburg’ta yanlış otobüse bindiniz. Telefonunuzun şarjı bitti ve şuan nerede olduğunuza dair bir fikriniz bile yok! Ve dışarıda deli gibi yağmur yağıyor! Hadi çıkın işin işinden! Aklın görevi ihtimalleri hesaplamaktır der bir yöneticimiz, seyahat sizin bu melekelerinizi güçlendirmenizi sağlar!

IMG_1810

4- Yabancılar İle Konu Konuyu Açar

İş gereği tanıdığımız, tanımadığımız pek çok insan ile sohbet ediyoruz. İnsan tanımadığı insan ile ne konuşacak. Özellikle dış misafirler ile çok yapıyorum. Onlara hangi ülkelerle çalışıyorsunuz vs. diye soruyorum. İşte gittiğim ülkelerden biri ise, orada nerede, ben görmedim şurada mı burada mı vs. (sanki tüm ilin işletmelerini ezbere biliyorum:) ) soruyorum. Orada konu konuyu açıyor. Bunu samimiyetsiz bir konuşma olarak algılamayın, burada 2 taraflı pek çok mekan-yer keşfi paylaşabiliyorsunuz karşılıklı…

IMG_7762

5- Dünya’nın Sadece Senin Yaşadığın O Ufacık Çevren Olmadığını Bilmeni Sağlar

Özellikle çalışan çevrede insan yaşadığı hayatın içinde bazı hedeflere kilitleniyor. Kilitlenirken de onun için gayret sarfederken veya gayret sarfettiğini sanıp aslında kendini tüketirken, gittiğiniz yerlerde gördüğünüz hayat, yaşam tarzı aslında yaşadığın dünyada bazen takındığın tarzın aslında ne denli boş ve gereksiz olduğunu ortaya koyuyor. Misal telefon alışkanlığımız: Biz millet olarak tabiri caizse yırtık çorapla gezeriz ama cebimizde iphone, samsung’un en yenisi artık neyse olur. Onu bir hayat gayemiz olarak görürüz. Veya evlerimiz; oturmadığımız koltuk takımları, 4534344 yılda bir gelecek misafire çıkartığımız dünya parası yemek parası olur. Ama gittiğim yerlerde, sohbet etmeyi seven bünyem sayesinde tanıştığım insanlar, aralarında mühendisler, doktorlar veya mimarlar, üst düzey yöneticilerin ellerinde artık soyulmuş eski motorola telefon ile gördüğüm zaman, metroda işe gidip geldiğini gördüğüm zaman, ayaklarında belli ki 2-3 yıldır giyildiği anlaşılan ayakkabıları gördüğüm zaman ben hayret ediyorum. Siz hiç bir üst düzey yöneticinin işe tren ile metro ile gittiğini gördünüz mü? Büyük büyük arabalar tahsis edilir, telefonlar cirlop gibi yenilenir, koca koca evler alınır, çocuklar en iyi kolejlere verilir, evlere zilyon tane eşya döşenir. Mazallah 2 gün üstüste aynı kıyafeti giyesin, senin hakkında ne düşünürler! Bunlara alışan insanoğlu, bu imkanları kaybedince veya azalınca da mahvoluyor, hayattan soğuyor. İnsan kendi eliyle kurduğu dünyanın kölesi oluyor. Bu tüm dünyada olan bir şey aslında trend bu, ama bunun daha az yaşandığı kuzey ülkelerini vs. görünce insan kendine bir çeki düzen veriyor.

tren

6- Yeniden Başlama Cesareti Verir

Dünya’nın herhangi  bir yerinde, herhangi bir hayata dahil olabilirim hissi insana öz güven verir. Sizi mutlu eden şeylerin aslında ne olduğunu anlamak size sıfır noktasında doğru hamle yapabilmenizi sağlar. Bazen bir Coffee Shop’ta bile çalışabilirim, bir hırka bir lokma bir kulübe dersiniz kendi kendinize, satın aldıklarınızın veya alacaklarınızın şevkiyle değil, ben yapabilirim hissi ile, korkmadan özgürce varolabilmenizi sağlar. Başınıza gelen bir haksızlıkta, kardeşim bu böyle değil, işin aslı budur, deme cesaretini kendinizde bulmanızı sağlar.

louvre

7- Farklı Tatlar Deneyimlemenizi Sağlar

Bunca afili maddeden sonra bu biraz hafif kaldı evet ama, Paris’te Sen Nehrine karşı bir muzlu krep yemenin, Amsterdam’da bir patates gömmenin, Roma’da bir dondurma hüpletmenin, Newyork’ta bir Hotdog yemenin lezzetinin karşılığını başka ne tutar sorarım size 🙂

8- En Önemlisi: Hayatı Sevmenizi Sağlar

Gıcık ve klişe bir laf var aslında; Hayat sana limon verirse sen onu limonata yap diye:) Bu gezme aşkı bünyede uyandığında, bir sonraki seyahat tarihine ne kaldı atıyorum 43 gün. O 43 gün daha hızlı geçmez mi? Veya önünde büyük bir plan var atıyorum taa Japonya’ya gidiceksin, para biriktirmen lazım. Daha büyük bir şevkle biriktirmez misin? Günün kötü geçtiğinde o uygulamaya bakıp aldığın bilete bakıp hınzır hınzır gülümsemez misin? İşte bu ve bunun gibi detaylar hayatı daha çok sevmemizi sağlar! Hayat çok kısa ve inanın evlatlarınıza bıraktığınız mal-mülk onlar arasında miras kavgasından başka hiçbir şeye yaramıyor! Onlara keşfetmenin gücünü ve sonsuz sevginizi verin!!

img_2936

8 madde ile neden seyahat etmeliyiz sorusuna cevap verdim, ee biraz da ahkam kestim! o kadar olsun, sonuçta benim bloğum değil mi 🙂 🙂

Okuyan herkese çok sevgiler,

Kübra

Pratik Seyahat

pratikseyahat@gmail.com

 

6 thoughts

  1. Çok güzel anlatmışsınız, çok beğendim yazınızı 👍 Ben de aynen katılıyorum bu maddelere… Benim de hayat felsefem “daha az satınal, daha çok gez, daha çok yaşa” 💕💕💕💕

    Beğen

  2. Merhaba, “Hayat çok kısa ve inanın evlatlarınıza bıraktığınız mal-mülk onlar arasında miras kavgasından başka hiçbir şeye yaramıyor! Onlara keşfetmenin gücünü ve sonsuz sevginizi verin!!” bu cümleye bittim!! tebrikler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s